Diyet neden takip ister?

Bir beslenme planı hazırlanırken diyetisyen, danışanın anlattığı günlük düzene göre karar verir. Ama plan hazırlandıktan sonra hayat kaldığı yerden devam eder: atlanan kahvaltılar, uzayan toplantılar, hafta sonu farklı geçen bir düzen. Sonucu belirleyen şey çoğunlukla planın içeriği değil, plana gerçekte ne kadar uyulabildiğidir.

Hafıza güvenilir bir kayıt değildir

İki hafta sonraki kontrolde “nasıl gitti?” sorusuna verilen cevap, geçtiğimiz on dört günün ortalaması değil; son iki günün hatırasıdır. Bu, diyetisyenin elindeki tek verinin bulanık olması demek. Günlük işaretlenen basit bir öğün kaydı bile, bu bulanıklığı ortadan kaldırır.

Takibin amacı denetlemek değil, planı gerçeğe göre düzeltebilmektir.

Takip, suçluluk üretmemeli

Her kaloriyi yazdırmaya çalışan sistemler birkaç gün içinde bırakılır. Sürdürülebilir takip; az sayıda, işaretlemesi saniyeler süren göstergelerden oluşur: öğün yapıldı mı, su hedefi tuttu mu, gün ne kadar hareketli geçti. Eksik bir gün başarısızlık değil, bir veri noktasıdır.

Diyetisyen için ne değişir?

  • Plandaki hangi öğünün sürekli atlandığı görünür hale gelir.
  • Hareket düzeyi düşen haftalarda plan buna göre güncellenebilir.
  • Görüşme, “ne yaptın?” sorusuyla değil, doğrudan çözümle başlar.

Diyetlim bu yüzden plan yazmaz, tavsiye üretmez. Yaptığı tek şey, diyetisyenin kurduğu planla danışanın gerçek günü arasındaki mesafeyi görünür kılmaktır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve kişiye özel tıbbi ya da beslenme tavsiyesi yerine geçmez. Kendi planınız için diyetisyeninize danışın.

← Tüm makaleler